Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Bakanımız Sayın Egemen BAĞIŞ  ile yaptığımız görüşmede ülkemizdeki Siber Güvenlik konusundaki  faaliyet ve eksik alanların çözümü için mutabakata vardık.

Yerli ve Milli Teknolojiler BTK’da Konuşuldu

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Rahmi Aktepe gibi isimlerin yanı sıra çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Sayan yaptığı konuşmada, yerli ve milli teknolojileri geliştirmenin Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın hassasiyetle üzerinde durduğu bir konu olduğuna dikkat çekti. Sayan, “Kendileri tarafından, ruhu ve içeriği çok güzel bir şekilde ifade edilen “Milli Teknoloji Hamlesi” de gelişmiş ülkelerle yarışabilmemiz adına bizim için vazgeçilmez bir rehber niteliğinde. Zira teknolojinin dışardan ithal edilmesi, hem ekonomik hem güvenlik hem de sürdürülebilirlik boyutlarıyla ülkeleri zora sokuyor.

Ama biz Türkiye olarak Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçtikten sonra bu zorlukların üstesinden daha hızlı nasıl gelebiliriz in yollarını araştırıyoruz.

Elektronik devlet ve siber güvenlik koordinasyonunu aynı çatı altında toplayacak mühim adımların atılması önem kazandı.

 Bu sayede; yerli ve millî yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesi ve millî yazılımların desteklenmesinin de önü açıldı” diye konuştu.

Ülkemiz firmalarının kaliteli ve uygun maliyetlerde üretim yapmaları ve diğer ülkelerle rekabet edebilecek konuma gelmeleri için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini ifade eden Sayan, “Hepimizin bildiği gibi dünyadaki diğer ülkelere fark atmak istiyorsak Ar-Ge’ye çok büyük önem vermemiz gerektiğini göz ardı edemeyiz. Ar-Ge ve inovasyon olmadan ülkelerin refah ve zenginliğe ulaşması söz konusu olamaz.

İhracat kapılarını sonuna kadar aralayacağını vurgulayan Sayan, “Türk malı” ürünlerimiz, özellikle Ortadoğu gibi yeni pazarlara ve hatta olgunluğa ulaşmış batı pazarlarına ihraç ediliyor olacak. Biz hükümet olarak hem ithalatın azalması hem de ihracatın artması ile cari açığın azaltılması yönünde ciddi adımlar atmaya başladık. Bunun örneklerinden bir tanesi 5G ile ilgili yaptığımız çalışmalardır. 5G’yi, insanları, nesneleri, ulaşımı, sağlığı, evleri ve şehirleri kısacası her şeyin; her yerde, yüksek hızda ve kapasitede en az kesinti ve gecikme ile birbirine bağlanması konseptinden yola çıkılarak ortaya konmuş bir mobil teknoloji platformu olarak düşünmemiz gerekiyor.

Programda BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu da bir konuşma yaptı. Konuşmasına vizyonlarını güçlü ekonomi, artan rekabet gücü, katma değeri yüksek üretim olarak açıklayan Karagözoğlu, “Yarının Türkiye’sinin daha güçlü ve rekabetçi olması için teknolojinin ülkemizde üretilmesinin kritik önemde olduğuna inanıyoruz. 2023 stratejisi ile hedeflenen yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi hedefine ulaşmak için üreticilerimizi yerli ve milli üretime vatandaşlarımızı da bu ürünleri kullanmaya davet ediyoruz. Yerli ve milli teknolojinin ülkemizde belirli bir noktaya gelmesi ülke ekonomimize katkı sağlayabilmesi için, insanların zihninde yer eden bir yaklaşım olan ithal ürün daha kaliteli, güvenli, dayanıklı anlayışından hızlı bir şekilde vazgeçmemiz, yerli ve milli teknolojilerimize ve firmalarımıza şans vermemiz elzemdir. Çünkü bizim geleceğe açılan kapımız kendi imkânlarımızla ürettiğimiz ürünlerdir. Milli gücün kapısını aralamak için üretim şart. Ülkemizde son 17 yılda yapılan çalışmalar oldukça ümit verici. Savunma sanayiinden telekomünikasyona, bilgi teknolojilerinden iletişime kadar pek çok alanda önemli çalışmalar yapıldı. Geniş bant internet abonesi sayısının 17 yılda 3 binden 75 milyona yaklaşması, mobil telefon abone sayısının 23 milyondan 80 milyonun üzerine çıkması bu çalışmaların en somut göstergesi” şeklinde konuştu.

Başkan Karagözoğlu: Siber Güvenlikte Tüm Ülkeler Kendi Yolunu Çiziyor

Ülkelerin siber güvenliklerini nasıl sağladıkları konusuna da değinen Karagözoğlu, “Tüm ülkeler siber savunma anlamında kendi yolunu çiziyor. İşte en çok da böyle anlarda yerli ve milli üretimin ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Ülkemizde de tamamen yerli ve milli imkânlarla geliştirilen AVCI, AZAD ve KASIRGA gibi yazılımlarla kendi mücadelemizi yürütmek konusunda adımlar atıyoruz.  Bu yazılımlar son kullanıcılara yönelik mağduriyetlerin engellenmesinde kullanıldığı gibi siber casusluk saldırılarına karşı da etkili tespitler yapabilmektedir. Ayrıca kullandığımız tuzak sistemlerle, saldırı kaynaklarının tespiti yapılabildiği gibi saldırganların davranış biçimleri ve saldırılara ilişkin detayların analizi de mümkün olmaktadır” açıklamalarında bulundu.

Siber güvenliğin sağlanması için tüm paydaşlarla beraber hareket ettiklerine de vurgu yapan Karagözoğlu, “Bu farkındalık ve yetkinlik için tüm paydaşların gerekli eğitim ve deneyimi kazanmaları adına çalışmalarımızı yürütüyoruz. Kapasite inşası adına siber güvenlik tatbikatları ve yarışmalar, spesifik eğitimler gibi faaliyetler, BTK bünyesinde sürdürülüyor. Bu çerçevede, uygulamalı siber güvenlik eğitim laboratuvarımız FETİH projesi kurularak, katılımcılara birebir siber güvenlik testleri yapma ve bu konuda kendilerini yetiştirme imkânı sunuldu. Yerli ve milli teknoloji hamlesiyle, Türkiye’nin müreffeh bir ülke olması adına çıktığımız bu yolda hep birlikte yürümeyi ümit ediyorum” temennisiyle sözlerini noktaladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir